Duygularımızı ne kadar es geçiyoruz. Bugün size bütünleşik bir Ankara Adliyesi hikayesi anlatayım diyorum. Daha az önce 38 yıllık bir evliliğin sonlanmasındaki payımın altına imza atmıştım. Yani benim için standart bir prosedür sayılan, duruşma tutanağına imza atma işini gerçekleştirmiştim. Hmm evet, 38 yıllık evlilik. Artık boşanma davaları sıklaştığı için sadece evlilik süreleri ilgimi çekiyor, ne yalan söyleyeyim. İnsan kendi "ortalama yalnız hissetmeme" süresini hesaplıyor bir yerden sonra. Bir yandan üzülüyor da tabii, kapıda karşı tarafın -yani yaşlı amcanın- gözlerini yaşlı görünce.. -60 yaşından sonra insan baştan başlayamaz kızım, dediğini duyunca... -Başlar. (Sanki ne biliyorsam) Sığ sığ titrime güveniyorum işte ne bileyim.Bize ümit önemli dediler bilenler, o yani. -Baştan başlar? -Tabii tabii neden olmasın? (Bak hele sen?) Bunu söyledim çünkü adamın intihar girişimleri olduğunu biliyorum. Kızı söyledi: "Öldüreceğinden değil avukat ...