İyi ki hazırlanayım dedim o gün gitmekten vazgeçiyordum. Yahu kayıt yenilemeyi unutmuşum! Prosedürden nefret eden bir avukat olmak ateist olup her bayram namaz kılmaya benziyor. Sürekli sağa sola bakarak yapıyorsun her şeyi. Gereksiz bilgiyi almıyorsun yani. Güya konsolosluğa önceden evrak verecektim. O iş yalan oldu. Böyle bu süreçte hissettiğim bütün yorgunluklar da üzerime çöreklendi. Öyle olunca hastalıklar tetiklendi, arkadaşlarımla aram açıldı filan derken baktım benim iç ses yine olumsuz çığlıklar atıyor. Onu tespit edince hemeen aldım elime sopayı. Efendim türküler mi dinletmedim ona olumlamalar mı, sevdiğim arkadaşlara mı götürmedim, koşmaya mı çıkarmadım... ama en iyi şifa ne biliyor musunuz? Çalışmak. Bir günü verimli ve dolu dolu geçirmenin hazzı ve o iç huzur hiçbir şeyde yok. Bir de cisdeen zehirli insanlardan uzak durmak lazim. Vicdan, merhamet, aman hatir filan derken yoruyorlar. Biraz dinlenmek dinlendirmek en iyisi. Şimdi gidince dinlenme hayallerim var umarım bol gezip dinlenir şöyle bir ferahladım diyebilirim. Ne partilemek ne başka bir şey dinlenmek istiyorum sadece. Aslında bir süredir bunun planını yaparak ve işleri ona göre dizayn ederek yaşamak gerçekten hayli zorladı beni. Son iki ayı kendime ayırmam yaptığım en doğru seçimlerden biriydi. Tam olarak yettiğini dahi söyleyemeyeceğim:(
Bir yazı alıştırması yaptık eşimle birlikte. Buraya belki denemek isteyen olur diye not bırakmak istedim. Bir kişiyi anket soruları ile anlatmak aslında alıştırmanın özü. 1- Memleketiniz olmayan bir yerde doğduğunuz doğru mu? -Evet 2- İlk çocuk musunuz? -Hayır 3- Son çocuk musunuz? -Evet 4- En küçük çocuk musunuz? -Evet 5- Daha sonra memleketinizde uzun yıllar yaşadığınız doğru mu? -Evet Bu şekilde başlayan bir sorular silsilesi ile sevdiğim birini anlattım, o da yanımdaydı. O da kendi soruları ile bir yazı yazıyordu. Böylece geçen yarım saatin nasıl aktığını anlamamış, günün yorgunluğunu ve hayatın yüklerini attığımızı bilmiyorduk o sırada. Daha sonra yazdıklarımızı birbirimize okuduk. Yazı hocamız, yazdıklarımızı sesli okumanın gücünden, bir dinleyici olmasının öneminden söz etmişti. Başta çekingen, tutuk, saygılı okumalarımız; birden hayret ve sürprizli bir yolculuğa dönüştü. B...
Yorumlar
Yorum Gönder