Adaya aynı gün bir Türk ve bir İspanyol veda etti :D Kaleye mi demeliyim? Buranın merkezi kocaman bir kalenin altı, üzeri ve çevresini kapsıyor. Gerçekten çok etkileyici bir genişlik ve derinlik hissi veriyor. Ayrıca şehrin tamamı da yıldız biçiminde. Bu kapı kale girişlerinden biri. Çok geniş ve ihtişamlı. Ancak maalesef 20 derecelik havada bile neredeyse bomboş. Burada Corona vakası 82 kişiye ulaşmış durumda. Romanya başbakanı da karantina altında. Çevre ülkelere giriş çıkış olmadığı gibi eğer şehirden ayrılırsak 31 Mart'a kadar kaldığımız yurda geri dönemeyeceğimizi açıkladılar. Türkiye gibi burada da okullar online sistem üzerinden devam edecek. Ancak benim için biraz tatil modu hakim. Bugün arkadaşımızı gara uğurlamaya gittik ve dönerken şehrin hiç görmediğim ancak bence en güzel yerinden döndük. Çok güzel bir cafeye kısacık uğradık.
Şimdilik sadece lavabonun yanındaki minnoşluğu ekleyeyim.
Yine gezerken evlerin bahçelerine, pencerelerine, mimarisine bakakaldım. Sanırım buradaki birçok kişi Ege'deki sahil kasabalarına ya da İzmir'in kimi benzetiyor. Kiminle konuştuysam benzer bir şey duyuyorum.
Ben tam olarak öyle olduğundan emin olamasam da sıradan görünümlü evlerde oldukça sakin ve rahat göründüklerini söyleyebilirim. Yol üzerinde her markette meyve,kahve, çörek vb şey olması çok hoşuma gitti; çünkü inanılmaz derecede yürüyorum ve buna da bayılıyorum. Arada küçük molalar, alışveriş yaparken ufak tefek dil öğrenme çabaları insanın gününü güzelleştiriyor. Burası bazen Türkiye'yi hiç aratmıyor. Mesela tren garı Kayseri, Kütayha, Eskişehir vb. garlarla aynı.
1868'de yapılmış ve kimi yerlerde komünist dönem mimarisi olduğu yazıyor(ama bu hemen yandaki otogar da olabilir). Bizim alışkın olduğumuz bir yapı. Türkiye'deki gibi içinde tek kırmızı vagonlu eski bir tren de var. Gelen tren de İzmir Mavi treni gibi bir şeydi. Ben çok özlemiş olduğum için öğrencilikteki tren yolculuklarımı, bana şu an her şey çok güzel geliyor. Belki henüz ilk hafta olduğu içindir. Mart sonuna kadar neler olur hep birlikte göreceğiz. Uzun zamandır sadece kendimle kalıp kafamı dinleme fırsatım olmadığı için şu an benim için biraz dolaşıp sadece kendimle ilgilenmek biçilmiş kaftan. Minnoş arkadaşlarımla balkonda kahvaltı, akşam çay çorba keyfi; hatta puding bile yaptık bugün :) Hem de hazır süt değil. Buraya geldikten birkaç gün sonra, mandıra gibi bir yerde sütmatik gibi bir düzenek keşfettim. İnanılmaz hoşuma gitti. 1 Lei'ye (1.5. TL ediyor) yarım litre süt dolduruyorsun şişene. Zaten denemek için çıldırıyordum. Tam su şişem bitmiş yaklaşık 6000 adım atmışım ten garından derken hemen süt olayını çözdük.
Valla bu kadın yaşlandı, partilemiyor filan demeyin yanımda çığlıklar atan bebek 20 yaşında :) Ama aynı şeye heyecanlanıyoruz yani. Burası süt, peynir, pastane ürünü cenneti gibi. Hemen koşa koşa giden arkadaşın bize bıraktığı pudingi yapmayı denedil(ups!). Puding de 500 ml sütle yapılmasın mı?
Dediğim gibi, uzun zamandır çevreye bölünmüş enerjim 2019 sonu ve şimdilerde, kendi merkezime doğru yol aldı ve bunu hissettiğim sürece ne nerede olduğum, ne olumsuz koşullar canımı sıkıyor. Burada birlikte olduğum Türkler de yabancılar da oldukça tatlı. Hepimiz çalışma odasında beraber Rumence dersi alacağız Skype üzerinden.(Yaşasın halkların kardeşliğini mi öğretsem :) Türkiye'de izlemeye zaman bulamadığım Parazit filmini burada ingilizce altyazılı izledim mesela. Bunlar basit ayrıntılar gibi görünse de aslında insanın gününü güzelleştiren güzel anılar olarak kalıyor. Stadyum ve havuz bize çok yakın. Geçen gece sokakta 6 km koştum ve yollar neredeyse boş, oldukça da rahattı. Türkiye'deki stresimden eser yok anlayacağınız.





Yorumlar
Yorum Gönder