Buraya geleli dört gün oldu. Gece yurda geldim ve gelene kadar haberleştiğim kızlar çok sıcak karşıladı. Yatak yorgan serildi, sohbetler edildi yerleşildi ama uyuyamadım bir türlü. Heyecan mı stres mi anlamadığım bir şekilde bir iki gün tam olarak dinlenemedim. Ertesi gün buradaki rehberim Nicoleta ve Denis ile okula geldik. Bir hemşireye corona kapıp kapmama ihtimaline karşı biraz bilgi verdik ve bir cafeye oturduk. Uzun uzun sohbet ettik. Ekoloji, feminizm, dinler. Nicoleta hukuk öğrencisi ve ekolojist feminist olduğu için gerçekten çok rahatladım. Çünkü yurtta bazen Fenerbahçe marşı ile uyanilabiliyor :) seviyeyi tutturabilmek önemli yani. Uzun bir sohbet sonra yemek faslı ve dinlenme ile geçti zamanim. Detayları uygun bir zamanda ballandıracağım. Ertesi gün Sibiu'dan Erasmus ekibi geldi yaklaşık 80 kişilik. Orsa gelen türklerle de tanıştık. Ayrıca yukarıdaki kaleyi, katedrali, çevreyi gezdik. Pazar bütün gün tek başına harika bir şehir turu yaptıktan sonra bugün ise kayıt, fotoğraf vb işler için koşturdum. Şu an az zamanım var ancak elbette hikâyelerim bir dolu. Şimdilik görüşmek üzere.
Bir yazı alıştırması yaptık eşimle birlikte. Buraya belki denemek isteyen olur diye not bırakmak istedim. Bir kişiyi anket soruları ile anlatmak aslında alıştırmanın özü. 1- Memleketiniz olmayan bir yerde doğduğunuz doğru mu? -Evet 2- İlk çocuk musunuz? -Hayır 3- Son çocuk musunuz? -Evet 4- En küçük çocuk musunuz? -Evet 5- Daha sonra memleketinizde uzun yıllar yaşadığınız doğru mu? -Evet Bu şekilde başlayan bir sorular silsilesi ile sevdiğim birini anlattım, o da yanımdaydı. O da kendi soruları ile bir yazı yazıyordu. Böylece geçen yarım saatin nasıl aktığını anlamamış, günün yorgunluğunu ve hayatın yüklerini attığımızı bilmiyorduk o sırada. Daha sonra yazdıklarımızı birbirimize okuduk. Yazı hocamız, yazdıklarımızı sesli okumanın gücünden, bir dinleyici olmasının öneminden söz etmişti. Başta çekingen, tutuk, saygılı okumalarımız; birden hayret ve sürprizli bir yolculuğa dönüştü. B...

Yorumlar
Yorum Gönder